Sponsorlu Bağlantılar

Kambiyo Kaçakçılığı

2 15

Türk mevzuatında kambiyo kaçakçılığı ya da döviz kaçakçılığı başlığı altında düzenlenmiş bağımsız tek bir suç mevcut değildir. Döviz (kambiyo) kaçakçılığı denildiği zaman mevzuatımızda, döviz konusunda düzenlemeler getiren kanun hükümlerinde ortaya konulmuş kurallara ve yasaklara uyulmaması halinde ortaya çıkan durum anlaşılır.

Türkiye’de döviz hukukunu ilgilendiren mevzuat 20.2.1930 tarih ve 1567 sayılı “Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu” ile bu kanunun 1. maddesinin Bakanlar Kurulu’na verdiği yetki ile bu kurul tarafından zaman zaman yayınlanan kararlar ve bu kararların verdiği yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığı’nca çıkarılan tebliğlerden oluşmaktadır.

Halk dilinde “döviz kaçakçılığı” olarak yerleşmiş döviz suçları, bilimsel açıdan bu suçun işlenmesine kaynak teşkil eden fiil ve hareket esas alınmak suretiyle, iki kısma ayrılabilir:

a) Fail ya ticari bir muamele ile ilgili olmaksızın, döviz mevzuatının suç saydığı bir fiil işler (buna örnek olarak yurt dışına çıkan yolcunun Maliye Bakanlığının izni olmaksızın beraberinde döviz çıkarması gösterilebilir).

b) Ya da fiil ticari bir muamelenin yapılması sırasında veya dolayısıyla işlenmiş olur (buna da örnek olarak ihracatçı kişi veya kuruluşun harice sattığı malın bedelini yurda getirmemesi gösterilebilir).

Görüldüğü gibi döviz suçlarının faili gerçek veya tüzel kişiler olabilmektedir. Ancak hemen belirtilmelidir ki, bazı döviz suçlarını ya sadece gerçek kişiler ya da sadece tüzel kişiler işleyebilir. Suçun faili olacak gerçek kişi veya tüzel kişinin de bazı şartları taşıması gerekir.

Yurt dışına çıkan yolcunun öncelikle geçerli pasaport veya bunun yerine geçen bir belge hamili olması, ihracat için kişi veya kuruluşun gerekli izin belgelerini almış olmaları gerekir.

Döviz kaçakçılığı olarak isimlendirilen suçlarda görevli mahkeme, TPKKK’nun cezayı gösteren 3. maddesi A ve B bentlerinin uygulanmasını gerektiren hallerde “Asliye Ceza Mahkemesi”, maddenin (c) bendinin uygulanması gerektiği hallerde ise “Ağır Ceza Mahkemesi”dir. Görevli mahkemenin bir döviz kaçakçılığı davasına bakabilmesi için suçun Türkiye’de işlenmiş olması şarttır.

Yetkili mahkemeler ise TPKKK’nun 4. maddesine göre Adalet ve Maliye bakanlıklarınca müştereken tayin ve ilan olunmuştur. TPKKK’nun 4. maddesi yargılama usulü konusunda da bazı özel hükümler ihtiva etmektedir; yine bu maddeye göre Maliye Bakanlığı’nın davaya müdahil olarak katılabilmesi mümkündür.